How to Save A Dead Man

Why is this important?

Niçin bu kadar önemli ?

If you are Turkish, you know why this is important. Football is for many people in Turkey their passion, their faith and their life.

Türk’seniz, niçin bu kadar önemli olduğunu bilirsiniz. Futbol birçok Türk için tutku, yaşam ve bağlılık demektir.

If you are not Turkish – wake up: for what is happening in their sport will happen in yours.

Türk değilseniz,- uyanın: onların sporunda yaşanan olaylar sizin de başınıza gelebilir.

Turkish football is now a dead-man walking.

Türk futbolu şu anda adeta yürüyen bir ölü.

The situation of the Turkish football leagues – a few major teams that everyone watches, while all the other teams face week-by-week declining interest, attendance and more scandals – is the future in most countries as the globalization of sports corruption continues.

Herkesin izlediği birkaç büyük takım dışındaki takımlara ilginin, maçlara gitmenin günden güne azaldığı,  skandalların arttığı Türk Futbol Liginin son durumu, spordaki yolsuzluğun evrenselleşmesinin bir sonucu olarak birçok ülkenin geleceği   noktadır.

How bad is the corruption in Turkish football?

Türk futbolundaki yolsuzluk ne kadar kötü ?

Really, really, really bad.  It is very difficult to overstate the sheer level of Mafia godfathers organizing referee selections, the tide of unpaid players, the dodgy transfers, the links to the pan-European fixing criminal investigation, the number of major match-fixing scandals.  The bad news just goes on and on.   I am not speaking about the odd incident of fixing or corruption, but an entire alternate, corrupt system of doing business among dodgy club officials.

Gerçekten çok çok çok kötü. Hakem seçimlerini organize eden  çok sayıda  mafya babası, parası ödenmeyen futbolcular güruhu, usulsüz transferler, Avrupa çapındaki şike soruşturması ile çok sayıda bağlantı, ve yaşanan başlıca şike skandalları konusunda abartı yapmak inanın mümkün değil. Kötü haberler sürekli geliyor. Sadece, tuhaf yolsuzluk veya şike olaylarından değil, tamamen alternatif, üç kâğıtçı bazı kulüp yetkilileri arasındaki yolsuzluk sisteminden bahsediyorum.

What is worse is that, in general, the Turkish sporting and political establishment has bent over backwards trying to protect each other from any accountability.  If you are Turkish, you know the form: thick men with thicker mustaches hugging each other, while their rent-a-mob crowd ‘protests’ in front of the media cameras trying to distract everyone’s attention.  Heck!  The Turkish parliament even over-turned a presidential veto to make sure that the penalties that the guilty may face would not be too severe.

Daha kötü olan şu, Türk spor ve siyasi kuruluşları birilerinin hesap vermesini engellemeye çalışarak genel anlamda geriye gidiyor. Türk’seniz tarzı bilirsiniz: göbekli, pala bıyıklı adamlar karşılaştıklarında birbirlerine sarılırken, yandaşları dikkati başka yöne çekmek için güruhlar halinde kameralar önünde protesto yapmakta. Ne yazık ki, Türk Parlamentosu bile suçluya verilecek cezaların çok ağır olamamasını sağlamak için Cumhurbaşkanlığı vetosunu geri çevirdi.

How to save Turkish football?

Türk Futbolunu Nasıl Kurtarmalı ?

First, demote every team who had players, coaches or officials convicted of fixing.   Every team.  No exceptions for big teams like Fenerbahçe or Beşiktaş.  They all go down to the bottom of Turkish football.   If the Scots could do it to their top team – Glasgow Rangers – than Turks can do it as well.

Birinci olarak, oyuncuları, teknik direktörleri, ya da yetkilileri şikeye karışmış tüm takımları alt lige düşürün.  Hepsini.  İster Fenerbahçe, ister Beşiktaş olsun,  istisnasız. Bunların tümü Türk Futbolunun köklerine kadar iner. İskoçlar bunu en başarılı takımlarından Glasgow Rangers’a yapabildiyse, Türkler de yapabilir.

Demote them all.

Tümünü alt lige indirin.

Demote them all and let the poor, local teams have a few, brief years in the spotlight. This would encourage the smaller teams and let them know that the competition is honest.

Tümünü alt lige indirin ve bırakın yerel takımlar spot ışıkları altında  birkaç yıl geçirsin. Bu daha küçük takımları cesaretlendirir ve onlara yarışın adil olduğu gösterir.

Two, establish an independent, anti-corruption in sports agency.   This agency would be in charge of monitoring gambling markets for any unforeseen odds movements and establishing a credible hotline so that players can report fixing anonymously.    Currently, if a player or coach is told to corrupt the sport there is no safe way for them to be honest.  There is no independently-run hotline where they can report corruption.  The people who help administer the corrupt, alternate system in Turkish football are often very dangerous men.  If you do not have a way of helping the honest people stay honest, then few will risk their careers and lives.

İkinci olarak, özerk bir sporda yolsuzlukla mücadele kurumu kurun. Bu kurum bahis pazarındaki beklenmedik her türlü tuhaf hareketlikleri izleme ve oyuncuların isimsiz bir şekilde ihbarda bulunabilecekleri güvenilir bir ihbar hattı kurma yetkisinde olsun. Bir oyuncu veya teknik direktörden oyunu ayarlaması istenirse, onun dürüst kalmasını sağlayacak güvenli bir yol şu anda yok. Yolsuzlukları ihbar edebilecekleri özerk olarak işleyen bir ihbar hattı bulunmamaktadır. Yolsuzluğu yönetiminde  parmağı olan, Türk futbolundaki bu alternatif sistemin adamları genellikle çok tehlikeli tiplerdir. Dürüst insanlara, dürüst kalmalarında yardımcı olacak bir yol sunmazsanız, hayatlarını ve kariyerlerini tehlikeye atacaklardır.

Three, placate the sponsors.  Turkcell and all the other companies have poured hundreds-of-millions dollars into Turkish sport. Help them.  If you do not, they will pull out of such a corrupt mess.   Establish a four-team cup tournament between Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray and Trabzonspor.   Twelve games spread out over one season.  Winner takes all.  The cup tournament continues until all of these teams are back in the Super-league.  The profits of those games do not go to the clubs.  They go to the Red Crescent Movement to help in their aid to the poor and needy. Such a straight-forward competition of bitterly-fought matches would boost television ratings and restore the sponsors’ faith in the importance of football.

Üçüncü olarak, sponsorların gönlünü alın. Turkcell ve diğer tüm şirketler Türk sporuna yüz milyonlarca dolar akıtıyorlar. Onlara yardım edin. Yardım etmezseniz,  böyle bir yolsuzluk  karmaşasında, çeker  giderler.  Beşiktaş, Fenerbahçe,  Galatasaray ve Trabzonspor arasında gerçekleşecek dörtlü bir kupa turnuvası düzenleyin.  Tüm sezona yayılmış, toplamda on iki karşılaşma. Tüm bu takımlar tekrar süper ligde bir araya gelinceye kadar bu turnuva devam etsin. Bu kupa turnuvalarından sağlanan gelirler kulüplere gitmez, fakir ve muhtaçlara yönelik faaliyetlerini desteklemek için Kızılay’a gider. Yoğun çekişmelerin gerçekleştiği  böyle bir rekabet ortamı, televizyon reytinglerini arttıracak ve sponsorların futbolun önemine dair inançlarını tazeleyecektir.

Four, more foreign and female referees.  No insult to the many honest, decent Turkish referees – but no one believes in your existence anymore.   Your good name and reputation have been stolen amidst all the stories of mafia godfathers and match-fixing.    So for every Turkish super league match for the next three years bring in foreign referees. Pay them well.  Then get them out of the country.   In the three years that you are importing foreigners, take the time to start promoting more female officials.   The culture and atmosphere of ‘the old-boys club’ has to be changed. The best way of changing it is to bring in more women.

Dördüncü olarak, daha fazla yabancı ve daha fazla bayan hakem. Saygıdeğer, dürüst Türk hakemlerini küçük düşürme gibi bir niyetim olduğu sanılmasın,  ama sizin gibilerin kaldığına kimse inanmıyor artık. Sizin temiz isimleriniz ve itibarınız mafya babaları ve şike hikayelerinin ortasında kirlendi.  Yapacağınız şu, önümüzdeki üç yılda gerçekleştirilecek Türkiye Süper Lig maçları için  yabancı hakemler getirin, onlara iyi ödeme yapın, sonrada geri gönderin. Yabancı hakem ithal ettiğiniz üç yıllık süreyi, bayan hakem sayısını arttırmak için harcayabilirsiniz. ‘Yaşlı Amcalar Kulübü’  kültürü ve görüntüsü değişmeli. Bunu değiştirmenin en iyi yolu, daha fazla bayan hakemin işin içine girmesidir.

Five – pay the players.   The current controversy has dwarfed an extraordinary announcement by FIFPro, the umbrella organization of football players’ unions.   Last week, they recommended to their members not to play in Turkey, Greece or Cyprus. FIFPro claims that there is so much non-payment of salaries in these countries that it is not worth it for a player to play in these leagues.

Beşinci olarak, oyunculara ödeme yapın. Şu anki ihtilaf, futbolcu sendikalarının şemsiye kuruluşu olan FIFPro’nun olağanüstü duyurusunu gölgede bıraktı. Bu kuruluş geçen hafta, Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’taki üyelerine  oynamamaları önerisinde bulundu. FIFPro bu ülkelerde, bir oyuncunun  bu liglerde oynamasına değmeyecek kadar çok ücret ödememe durumun yaşandığını iddia etti.

Paying players is the keystone of most fixing.  Pay the players and most of them will not fix.  Do not pay players and most of them will fix.   So pay the players.

Oyunculara ödeme yapma şikenin temel taşıdır.  Oyuncunuza ödeme yapın, birçoğu şikeye yeltenmeyecektir. Ödeme yapmazsanız, şikenin yolunu açmış olursunuz. Yani, ödemenizi yapın.

If a team wishes to play in their Turkish Super-league they must establish bank accounts with automatic withdrawals of the players’ salaries before the season begins. No money in the account, no playing in the league.

Süper ligde oynamak isteyen takımlar, sezon başlamadan önce oyuncuların paralarını otomatik  olarak çekebilecekleri banka hesapları oluşturmalıdır.  Bankada para yoksa, oynamak da yok.

These are simple, clear rules to save Turkish football.  Establish them and we may see a healthy, clean sport in Turkey.   Do not – and the slow, painful death of Turkish football will continue.

Bunlar Türk futbolunu kurtarmak için basit ve açık kurallardır.  Bunları uygulayın, biz de Türkiye’de sağlıklı, temiz bir spor görebilelim. Yapmazsanız,  Türk futbolu yavaş ve acılı bir şekilde ölmeye devam edecektir.

Share this post

Leave a Reply

Your email address will not be published.